Söz konusu global araştırmaların çoğunda, büyük ve köklü şirketlerin aslında orta yol üzerinden ilerlediğini gösteriyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde demokrasi ve özgürlük yanlısı tutumlar baş gösterse de gerçekler hiç de öyle değil.
OpenAl Hisse Teklifi
Siyasi baskıların ve bir anda mahkemelerin huzuruna çıkmaktan korkan şirketlerin çeşitli yöntemler kullandığı da açık. Ancak son günlerde OpenAl ile ilgili hisse teklifi sürecinin işin boyutunu göstermesi açısından bambaşka bir boyut. Çünkü ilk kez bir teknoloji devinden ABD hükümeti böyle bir hisse teklifi yapılması durumu var. Teklife göre şirketin %5'lik dilimi ABD hükümetine geçecek. Burada toplamda 42 milyar dolar seviyelerinde bir bedelden bahsediyoruz. Mart 2026 özelinde baktığımızda, yapılan son değerlemeye göre şirketin toplamda 852 milyar dolar seviyelerinde olduğu gerçeği var.
Yapay Zeka Geliştirmeleri Tehdit Mi?
Çok yüksek bir ortaklık payına sahip olacak ABD için artık bir tehdit kalmaması planlanıyor. Buna karşın, teklifle ilgili devlet yetkilerinin düşünceleri tam olarak bilinmiyor. Yine de farklı görüşlerin hâkim olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. Burada şirketin amacı ya da rolü üzerinden analiz yaptığımızda yapay zekânın gittiği yeri de görebiliriz.
Çoğu ülkenin yapay zekanın geliştirilmesine katkıları büyük. Buna karşın yine de işleyiş açısından devrimsel nitelikteki olayların yaşanmasına neden olacak çok sayıda ihtimal var. Bu nedenle yapay zekayı bir risk ya da tehdit olarak kabul etmeleri de olası. Özellikle işsizlik ve ekonomik darboğaz gibi telafisi güç olayların çıkmasına sebebiyet vermesi muhtemel. Bunun getirisi ise toplumsal problemler ve isyanlar olabilir.
Yapay Zeka Odaklı Siyasi Baskılar
Beyaz Saray ve ana figür Trump için iş birliği modelleri çok yaygın kullanılan bir sistem. Bununla birlikte, yapay zeka ve siber güvenlik alanlarındaki tüm firmaların en son çare olarak böyle bir işe girişmesi de olası. Ancak sonu olmayan bu durumu ilk ortaya atan ChatGPT geliştiricisi OpenAI olunca işler daha da karışıyor. İlerleyen dönemde Google ve Meta gibi dev geliştiricilerin yine hisse teklifleri sunması çok da şaşırtıcı olmaz.
Yapay zeka odaklı siyasi baskıların birçok faktörü var. Bunların başında ülkeler arası rekabet ve siyasi olarak yürütülen soğuk savaştır. Ayrıca yine gelişmişlik düzeyleri arasındaki kıyasıya mücadeleyi de söyleyebiliriz. Son yıllarda ABD, Rusya ve Çin üçlüsü arasında yapay zeka dünyasında farklı savaşların yaşandığı da biliniyor. Özellikle Çin menşeli açık kaynak modellerin hızla kullanıma girmesiyle kırmızı risk uyarıları yapılmaya başlandı. Milyonlarca kişinin kullandığı yapay zekâ modelleri, uygulamaları ve araçları aslında birer veri gizliliği ihlali anlamına gelir. ABD’nin kendi içinde böyle bir yapılanmanın bulunuyor olmasına izin vermesi de şüphesiz ki beklenemez.
ChatGPT Ajanlık İhtimali
Ajanlık faaliyetleri olarak adlandırılan bu durumlara ilişkin büyük şirketlerin dönüşümlerini talep eden merkezi hükümet baskıları çok olağan karşılandı. Bu nedenle yapay ChatGPT Trump baskısı altında olsa bile halkın tepki vermesi, özgürlük söylemlerinde bulunması da olanaksız. Bir veri çalma, kullanıcı ihlalleri, gizlilik problemleri olursa, bunu açıklamak güçleşir. Diğer yandan da yapay zeka araçlarının üretimlerine dair şeffaflığı isteyen bir anlayış hâkim.
ChatGPT Trump Baskısı Örnekleri
Sadece işlemler değil, kullanıcıların aradıkları konularla ilgili hususlarda da ChatGPT Trump baskısı altındadır. Bunu son olarak Ukrayna ile Rusya arasındaki krizde test etme fırsatı bulduk. Avrupa ülkelerinin de desteklediği durum özelinde Rusya’nın saldırgan tutumla işgale giriştiği bilgisi hakim. Burada derinlemesine bir objektif analizden ya da tarihsel bir kaynaktan bahsetmiyoruz. Doğrudan böyle olması gerektiğinden, yanlış ya da doğru olup olmadığına bakılmadan karar veriliyor. Ayrıca gizli belgeler ve iddialarıyla ilgili olaylara ilişkin de her seferinde kanıtlanmamış durumların araştırılmasını talep etmesi de yapay zekâya dair soru işaretleri oluşturdu.
Sonuçta süreçlerin böyle ilerlemesiyle birlikte siyasilerin baskıları devam ederse halkın öyle ya da böyle tepki göstermesi de ihtimal dahilindedir. Çok yanlı tutumların ağırlık kazanması halinde inandırıcılık ve güvenilirlik zarar görebilir. Bunun neticesinde ise ortaya daha az tercih edilen bir yapay zeka arama modeli çıkarır.