AMD - Senelerdir Yenik Düşürülmeye Çalışan Ama Bir Türlü Düşürelemeyen Aksine Yükselişe Geçen Firma!

Katılım
22 Haz 2020
Forum
28
Reaksiyon puanı
24
Puan
3
Yaş
18
Konum
İzmir
1593120113889.png


AMD - Senelerdir Yenik Düşürülmeye Çalışan Ama Bir Türlü Düşürelemeyen Aksine Yükselişe Geçen Firma!

Şu anda AMD olmasaydı muhtemel olarak işlemci yönünde üretici olarak sadece Intel'i ekran kartı olarakta sadece NVIDIA'yı görecektik.
Uzun zamandır düşürülmek için uğraşılan firma AMD'nin şu anda bilgisayar dünyasını şekillendirmesi yetmiyormuş gibi oyun konsolları dünyasınıda nasıl şekillendirdiğinden bahsedeceğiz;


AMD Yi Tanıyalım ve Yaşadığı Zorluklara Bakalım;

AMD 1969 yılında ABD'de bilgili mühendisler tarafından işlemci üretmek maksadıyla kurulan bir firmadır. AMD yi kuran ekip daha önceden ABD ordusuna işlemci sağlayan bir firmanın ekibiydi. Belli bir zaman sonra AMD ters mühendislik bilgileri ile Intel sayesinde elde ettiği işlemcilerin yanı sıra kendi geliştirdikleri işlemcileri satışa sunarak satışına devam ediyor.
1976 yılında AMD ve Intel bir anlaşma yapıyor ve AMD, Intelden teknolojileri lisanslayıp ürettiği işlemcilere intel teknolojilerini enjekte ediyor hem de kendi teknolojilerini bi yandan geliştirmeye devam ediyor. 1980 yılında pazarın tamamen değişeceği olay gerçekleşiyor, IBM şu anda kullandığımız bilgisayarların standart hallerini belirliyor.
Bu bilgisayar standartları belirlenirken IBM işlemci gücü olarak intelin X86 mimarisini tercih ediyor.


1593121124536.png


İşlemcinin yanında işletim sistemi olarak "Microsoft Dos" yani günümüzde "Windows" olan işletim sistemini seçiyor.
IBM işlemci tedariği tarafında sıkıntıya düşmemek amacıyla Intel'e x86 Teknolojisini başka bir üreticiyle paylaşıp ikinizinde ortak bir şekilde bu teknolojiyi geliştirmeye devam ediceksiniz diyerek Intel'e şart koşuyor, Intel'de önceden AMD ile x86 lisansını paylaştığı için ikinci üreticiyi AMD olarak gösteriyor.
AMD ve Intel, IBM için x86 teknolojisinde ortak bir şekilde işlemciler üretmeye başlıyor, 1981 yılında IBM ilk pc'yi duyurduğu zaman pazar patlıyor, ortalık karışıyor, tedarikçilerin elleri ummadıkları kadar bollaşıyor. Bu süreç zarfında ilk zamanlar Intel ve AMD tarafında her hangi bir sıkıntı yok gibi gözüksede 1982 yılında Intel yeni bir teknolojiye, "80286" işlemcisini tam anlamıyla AMD ile paylaşmıyor, paylaştığı belgeler ise işe yaramaz belgeler olarak gözüküyor.


1593121738644.png


Intelin yaptığı bu şeyler sonrasında AMD uzun süre boyunca Intel'e uzun süre üreticilikte yetişemiyor. 1984 yılından sonra Intel "80386" işlemcisini geliştirdiği sürede AMD ye x86 lisansını kaybettiği iddiası ile ilgili her hangi bir bilgi vermiyor. Kısacası Intel bu işlemcinin tek ve asıl üreticisi olmak istiyor. Aslına bakarsanız Intel pazarda tek üretici rolünü üstlenmemek için AMD'yi piyasadan silmeye çalışmıyor ve pazarda belirleyici konuma kendisini getiriyor. Biraz geç olsada AMD 1987 yılında Intel'in yapmaya çalıştığı şeyi görüyor ve Intel'e ilk tek el üretici davasını açıyor. Kanun Koyucu AMD yi haklı görüp 5 yıl sonunda Intel'in AMD' ye kalıcı olarak x86 lisansını vermesini sağlıyor ve bunun yanında da Intel'in AMD'ye 10 milyon dolarlık bir ödeme yapması sağlanıyor. AMD bu sürede ters mühendislik ile "80386" işlemcisini üretiyor ve AMD'nin en çok satan işlemcisi piyasaya sürülüyor. Bu işlemcinin özelliği Rakibine göre aynı performansı sunmasının yanı sıra rakibinden çok daha uygun fiyatlı olması olduğu için insanları cezbediyor.

1593122154475.png


Fakat Intel akıllanmamış olmalı ki sürekli olarak tek üretici olma isteğinden dolayı firmalarla gizli anlaşmalar yaparak AMD üstünde baskı kurmalarını sağlıyor.
Ama AMD eğer kendi teknolojisine sahip olmazsa Intel'in x86 lisansı ile üretime devam ederse gelecekte çok daha büyük sorunların onu beklediğini farkediyor.
Bu yüzden AMD topladığı bilgiler ve edindiği derslerden sonra kendi işlemcilerini üretmek için yola koyuluyor. 4 yıl sonra 1996 yılında AMD kendisine ait ilk x86 tabanlı işlemcisini pazarla buluşturuyor. Ama amd 1999 yılında asıl çıkışını Intel anakartlarda Intel soketlere takılan piyasada ki ilk Athlon işlemcileri pazara sürüyor. Dünyadaki 1GHz/h frekansını geçen ilk masaüstü işlemcisi AMD tarafından görülüyor. Athlon çıkmadan önce piyasada bulunan en güçlü işlemci olan Intel Pentium işlemciyi sadece zengin kesim kullanabiliyordu fakat Athlon piyasa çıktıktan sonra Intel Celeron kullanan (Celeron Pentiumdan çok daha düşük bir işlemci) kişiler bile Intel Celeron'dan daha ucuz bir şekilde AMD Athlon alabildiler. Bu hareketten sonra Intel, AMD'nin sektörü değiştirdiğini fark edince fiyatlarını aşşağıya çekmek zorunda kaldı.


1593123260408.png


AMD Bunun ardından 2003 yılında şu anda bilgisayarlarda standart olan ilk 64 bit işlemcileri, Opteron işlemcileri lanse etti.

1593123367202.png


Opteron işlemciler o dönem için bir devrim niteliğindeydi. Intel'de bulunan 64 bit işlemciler sadece 64 bit uygulamaları çalıştırabiliyor ve işletim sisteminin 64 bit olmasını zorunlu kılıyordu. Bu işlemciler 32 bit komut setine sahip olmadığı için 32 bitlik bir uygulama çalıştırmak istediğiniz zaman başarısız oluyordunuz.

AMD, pazarda bir çok uygulamanın 32 bit olduğunu gördü ve 64 bitlik uygulama geliştirmeninde mâliyetli olduğunu göz önünde bulundurarak çıkardığı Opteron işlemcilere hem 64 bit desteği hem de 32 bit desteği ekledi. Yani Opteron işlemciler x86 mimarisinin genişletilmiş hali sayesinde ikisini aynı anda kullanmanıza izin veriyordu.

Microsoft, AMD'nin bu yeni komut setine destek verdikten sonra sektördeki dengeler baştan aşağı değişti. Bu destek sonrasında AMD Athlon 64x inde çıkmasıyla birlikte aniden AMD bilgisayar endüstrisinin en başarılı ve en performanslı işlemcilerine sahip olan firma oldu.

Intel o dönemlerde ısınmaktan kavrulan, performanslarında rakiplerine kıyasla çok geri kalan ve tek çekirdek ile her şeyi yapabileceklerini düşündükleri bi sistem içinde ilerlemeye, varolmaya çalışıyordu. Bunların yanında Intel işlemciler çok fazla enerji tüketiyordu fakat hiç bir şekilde tükettiği enerjinin karşılığı bir performans üretemiyordu, rakibi olan AMD ise daha az enerji, çok daha yüksek performans ve tamamiyle serin bir çalışma yeteneğiyle ve bunların yanında fiyatların Intel'e göre çok uygun olmasıyla sektörü kendi üstlerinde domine etmeyi başarmışlardı.

Bu dönemde Intel bu durumlar ardından tüm büyük markalarla gizli anlaşmalar yaparak AMD üzerinde baskıyı arttırmayı deniyordu. Zaten o dönemlere göz gezdirildiği zaman büyük markaların hepsinin hala Pentium kullanmaya devam ettiğini ve Pentiumun sıcaklığını soğutabilmek için su soğutma gibi sistemler eklediğini görüyorduk. İş böyle olunca Pentium zaten pahalı bir işlemci, yanında su soğutma eklendiği zaman bilgisayar fiyatları deli gibi uçuyordu. Halbuki AMD Athlon kullanılsa ne su soğutmaya ihtiyaç kalıcaktı ne de bu kadar yüksek fiyatlar belirlenmesine. Bunun tabiki tek nedeni Intel'in gizli anlaşmalar yapmasıydı.

AMD Bunları farkediyordu fakat teknolojisini yapmayı bırakmadı ve 2005 yılında tek bir zar üstünde 2 çekirdekleri birleştirdiği ve gene bir devrim niteliğinde olan işlemcileri piyasaya sürdü. Bunun sayesinde AMD opteron ile sunucu dünyasını domine etmesinin yanında, AMD Athlon 64 x2 işlemcileriyle tüm uygulamalarda yüksek performansı son kullanıcılarla buluşturdu.


1593123980664.png


Ama AMD ne yaparsa yapsın, Inteli ne kadar geride bırakırsa bıraksın büyük üreticiler bir türlü AMD'nin ürünlerini satmıyorlardı.
AMD bunun arkasında farklı işler olduğunu düşündü ve 2005 Yılında Intele piyasanın en büyük tekel davasını açtı.

Bu dava şunları içeriyordu;

➲ Önemli müşterilere sadece Intel ürünleri aldıkları zaman büyük indirimler vaad eden teklifler yapması. Bu firmalar "Dell, Sony, Toshiba, Gateway, Hitachi gibi büyük firmalar."

➲ Japonya ticaret konseyinin de onayladığı iddada "Intel, Dell Ve Toshiba'ya" sadece AMD ile iş yapmaması için büyük miktarda ödemeler yapıyor olması.

➲ Intel, Sony'e AMD ile iş yapmamaları, Sadece kendisiyle iş yapması için milyon dolarlar ödedi. Bununla birlikte AMD, SONY üzerinde bulunan pazar payının 2002 yılında %23 den 2003 yılında %8 e ve bu gün %0'a kadar düşmesi.

➲ Ünlü üreticilerin AMD'nin Yeni ürün lansmanlarından çekilmeye zorlanması.
Intel CEO'su Craig Barret, Acer'in, AMD Athlon 64 TM lansmanına katılırsa bu işin bedelleri olacağını dile getirdi ve Intel'in 15-20 milyon dolarlık pazarlama için olan finansman ödemesi bilinmeyen bir nedenden gecikti. Acer 2003 yılının Eylül ayında ise lansmandan çekildi.

➲ Intel Avrupa'nın en büyük bilgisayar satış mağazası ve Almanya Piyasasının %35'ini elinde tutan Media Mark'tan AMD ürünlerini tamamiyle kaldırdı.

➲ Office Depot, AMD tabanlı notebookları stoklamayı her türlü desteğe rağmen reddet.
Neden olarak ise diğer üretici ile yaşayabileceği ilişki bozulmasını gösterdi.

➲ Ticara masa üstü bilgisayarlar da ise;

➲ Compaq'ın CEO'su Michael Capellas, 2000 yılında yaptığı AMD ile olan iş hacmi yüzünden Intel bazı kritik sunucu çipsetklerini geciktirdi ve CEO "kafama bir silah dayalı" diyerek AMD' den alımları durdu.


1593124615892.png


AMD Davayı açtıktan sonra davanın sonuçlanmasını beklemek yerine işlerine devam ediyor, firmanın bütçesi sürekli olarak daralma içerisinde olmasına rağmen 2006 yılında AMD, ATI'yi satın alıyor. ATI'yi satın aldıktan sonra firma, finansal anlamda en çok zorlandığı dönemlere giriş yapıyor.

ATI, AMD'ye tam olarak 5.4 milyar dolara mal oluyor ve tam olarak 2006 yılında Intel, Core 2 Duo işlemcilerini yayınlıyor.

Core 2 Duo'ya bakıldığı zaman, o zamanların en performanslı işlemcisi olarak karşımıza çıkıyor bu işlemciler.

AMD Athlon 64 x2 Ye bakıldığı zaman saniye başına döngü olarak intel %25 oranında daha fazla ve aynı fiyata satılıyor, bunların yanı sıra Core 2 Duo, Athlon 64 x2 ye göre daha serin çalışıyor ve Hız Aşırtma (overclock)'a çok uygunlar. O dönem hız aşırtma çok popüler ve Intel bunu farkedip Core 2 Duo işlemcilerde Hız Aşırtmayı açıyor. Bunun sonucunda kullanıcılar Core 2 Duo'ya geçmeye başlıyor.

O Dönem AMD çok büyük bir finansal krize geçiyor, bu finansal krizde Athlon 64 ü geliştiren takımın lideri Jim Keller takımdan ayrılarak Apple'a geçiş yapıyor. Geçmesiyle birlikte takımınıda yanında götürüyor. Tabi Jim Keller daha sonrasında AMD'ye geri dönecek ve Zen Mimarisini geliştiren takıma liderlik yapacak.

AMD O kadar büyük bir finansal krizdeki üretim tesislerini elden çıkartıp farklı yatırımcılarla ortaklığa gitmek zorunda kalıyor.


1593125185161.png


Global Foundries kuruluşu AMD nin hem borçlarını karşılıyor hem de finansman destekde bulunuyor fakat bunun yanında Intel ile bir çok yeni sorunuda ortaya çıkarıyor.

Intel o dönem diyorki bu x86 lisansını ben sana verdim, ortaklığına vermedim senin bu lisansı kullanman artık imkansız, benden gelip tekrar lisans istemelesin.
Tabiki AMD, Intel'e lisans istemek için gitse lisans Intel, AMD'ye her hangi bir lisans vermeyecek.
AMD, Intel ile olan problemlerini çözmeye çalışırken içinde olduğu finansal krizi aşabilmek için elindeki kaynakları elden çıkarmaya devam ediyor.

Bu süreç içerisinde AMD, 2009 yılında Imagine Mobil İşlemci grubunu Qualcomm'a satıyor. Yani Adreno CPU'ları geliştiren ekibe giden teknoloji Qualcomm'a AMD tarafından geliyor.

2010 yılında bütün tartışmalar sona eriyor, Intel, AMD'nin 2005 yılında açtığı dava 2010 yılında Intel ile AMD'nin anlaşmasıyla sona eriyor ve Intel, AMD'ye x86 lisansı hakkında her hangi bir sorun yaşatmayacağını yanında 1.2 milyar dolar ödeme yapıyor.

2012 yılında Lisa SU, AMD ekibine katılıyor.


1593125664802.png


2012 yılında ise Lisa SU'dan sonra 2008 yılında ekipten ayrılan Jim KELLER tekrar AMD'ye katılıyor.

1593125747082.png


2013 yılında Hem XBOX One hem de PlayStation 4'de AMD'nin işlemci ve CPU teknolojisinin kullanıldığı görülüyor.

2014 yılında Lisa SU CEO konumuna yükseliyor.

2016 yılında Zen Mimarisi ve Zen İşlemciler ile tanışıyoruz.

Bunların ardından AMD 10 senelik bir hasret sonucunda Masaüstü dünyasına yüksek performanslı şekilde geri dönüş yapıyor. (Bu 10 yıl içinde üretim yapıyorlardı fakat yaptıkları üretimler genel olarak performans ve diğer konular bakımından rakiplerine göre geri kalıyordu.)

2017 yılında "ThreadRipper" işlemcilerle tanışıyoruz yani dünyada ilk olan masaüstü bilgisayarlar 16 çekirdekli işlemciler ile tanışıyor.

Bunların yanında firma Zen Mimarisi sayesinde sunucu dünyasını domine etmeye başlıyor. Fakat Intel hiç bir şekilde AMD ile olan yarışına devam edemiyor özellikle 2016 yılında AMD'nin çıkardığı Zen Mimarisi sonucunda Intel ortaya her hangi bir devrimsel yenilik çıkaramıyor.

2017 yılında ilk "Mobile Ryzen" işlemcilerini tanıtıyor.

2018 yılında "NVIDIA" ekran kartı ürecilerini zorlayarak ekran kartı üreticilerine benim dışımda alınan ekran kartları benden çok daha düşük performans alacaklar dedi.
AMD'nin hızlı tepkisi, internet ve kamuoyunun tepkisi sayesinde NVIDIA geri adım atmışlardı.

Hatta "MSI, ASUS" gibi firmalar çoktan NVIDIA'nın altında markalar duyurmaya başlamışlardı ama onlarda bu projeleri iptal etti ve eski düzene geri dönüş sağlandı.

1593126182817.png
 
Üst Alt