Öncelikli meselelerden derin uzmanlık kavramını ve kullanıcı destekleri durumlarını incelemeye başlayacağız. Yapay zeka işleyişinde algoritmaların devasa bir iş yükü söz konusu. Devamlı olarak taramaların yapılması, bizlere aslında doğru isteklerin daha çeşitli yanıtlanmasının mecburi olduğunu gösterir. Yapay zeka araçlarında “Google artık SEO kriterlerini yok etti mi” gibisinden bir tarama işleminde ne gibi sonuçlar çıkabileceğini bilmiyoruz. Çünkü doğrudan bilgilerin doğrulanabilir olup olmadıkları çoğu zaman soru işaretlidir. Bir anda çok alakasız bir konuda sizin çok net bildiğiniz bilginin yanlış olduğunu anlatmaya başlar. Bir kalıp şeklinde yanıtların doğrudan web siteler üzerinden alınması buradaki pasta payını etkiler.
Yapay Zekâ Ne Zaman Doğru Kabul Eder?
Bir bilginin çok farklı web sitelerinde bulunuyor olmasını yapay zeka mantığı doğru olarak kabul eder. Yani, çoğulcu bir demokrasi anlayışı var gibisinden bir yorum da yapabiliriz. Eğer birbirinden farklı sitelerde kullanıcıların yorumlarında doğruluk iddiası bulunuyorsa, yapay zekâ araçlarında bunu görmeniz çok da saçma değil. Ancak bu veriyi hiçbir şekilde doğrulanabilir yapmayan bu basit bir algı mantığı büyük bir kaos manasına gelir.
Yapay Zeka Bilgi Döngüsü
İşleyişe baktığımızda, yapay zekâ makale sürecinde ortaya çıkan yanlış detayların bir slop döngüsü oluşturması söz konusu. Bu noktada yapay zekadan alınan bilgilerle sitenizi inşa ederseniz aslında bir veri akışı bulunur. Burada doğruluk olmayabileceği gibi, web sitenizde bu içerikleri bulundurduktan sonra tekrar yapay zekâ araçlarına siteniz üzerinden geçişler gerçekleşir. Aynı yanlış bilgi içeriklerinin bir döngü olarak geçmesiyle yapay zekânın algoritmasında bir uydurma yapısı oluşuyor. Sonrasında diğer tüm bilgi parçaları da bu yanlış veriyi doğrulayan şekilde yeniden düzenleniyor. Ortaya tam anlamıyla gerçekten kopuk bilgi karmaşası meydana geliyor.
Yapay Zeka Araçlarından Bilgi Alırken Dikkat
Bu slop döngü yapısına dair testlerimizi de elbette ki deneyerek doğrulama yapacağız. Basitçe bir konu hakkında yapay zeka verisine erişerek aslında bu bilgiyi nereden aldığına bakabilirsiniz. Sonrasında sitenin aslında tam anlamıyla yapay zeka üzerinden oluşturulan içeriklerle dolu olduğunu fark edebilirsiniz. Daha Google güncellemeleri ortada yokken, çoğu web sitesinde bunlara dair yorumların peş peşe sıralanıyor olması da yapay zekâ gerçek bilgi kaosunu yaratan bir örnektir.
Neden Yapay Zeka Algoritması Kaos Çıkarıyor
Yapay zeka sistemlerinin hepsinde temel veri kaynağı internet düzenidir. İnternette yer alan içeriklerin birçok açıdan doğru kabul edilme durumu vardır. Burada temizleyici bir algoritma çalışmaları şüphesiz vardır. Ancak eleme yaparken kullanıcı yorumları, destekleyici unsurlar ve görülme sıklıkları birer kriterdir. Yani, binlerce insan eğer yanlış olan bir bilgiyi savunmaya başlarsa, doğrudan yapay zekâ sistemleri bunu doğru kabul eder. Buradan hareketle bilginin tanınır, bilinir ve kabul edilebilir olmasıyla doğruluk arasında ilinti gerçekleşir.
Yapay Zeka Kontrolleri Kimin Elinde?
Yapay zekâ kullanıcılarına göz attığımızda, haftalık olarak ChatGPT için 900 milyon kişiden bahsedebiliriz. Aktif olarak 1 milyar insanın bu yapay zekâ aracılığıyla bilgilere erişimi bulunuyor. Ancak burada ücretli abonelik dediğimizde 50 milyon seviyelerine kadar bir düşüş var. Bir ödeme yapma durumu yapay zeka araçlarının kullanılabilir olmasını sağlayan en önemli husustur. Bunu genel anlamda tüm yapay zekâ analizlerine uygularsanız, 2 milyar civarında bir aylık trafik var. Tüm hepsinde her türlü veri akışında mutlaka değer yargıları devreye girerken kullanıcıların yorumlarıyla bir şekillenme durumu söz konusudur. Fikir birliği olması halinde tekrarlanma döngüsü başlar ve yapay zekanın aslında kullanıcıları patron olarak seçmesi gerçekleşir. Kullanıcıların doğru olarak kabul ettikleri her şeyin sistemin doğru olarak algılaması da meydana gelir. Yeterli kaynak dediğimizde, her türlü adresin kullanıcıların içerikleri olmasıyla büyük bir yapay zekâ öğrenimi değil, yanlışlığı açığa çıkar.
Hangi Durumlarda Yapay Zeka Gerçekliği Tehdit Olur?
Elbette yaşanmış olaylara dair tüm dünya insanları çok farklı görüşlere sahiptir. Dini, kültürel, ahlaki ya da politik duruşlar bunları beraberinde getirir. Bununla birlikte, testlerde daha çok gerçekleşmemiş şeylerin sanki yaşanmış havasında verilmesiyle yapay zekânın tehdit boyutu ortaya çıkmıştır. Bir Google güncellemesi ya da bir teknolojik başarının ortada yokken varmış gibi yapılması da yapay zeka gerçekliği konusunda şüpheler getirir. İlerleyen yıllarda büyük sorunları çözmesi beklenen robotların acaba daha mı çok zarar vereceğini düşünmeden yapamıyoruz.