Bilim

Yapay Zeka İnsanlar gibi Anlayamıyor!

Yapay Zeka Öğreniyor ancak Anlamıyor!

Şirketlerin yeni bir hizmetinin “Ai” özelliğine sahip olduğunu duyurduğunda sistemin sinir ağı oluşturmak adına makine öğrenmesinden yararlandıklarını söyleyebilmekteyiz.

“Makinelerin Öğrenmesi” makinelerin belirlenen görevlerde nasıl daha iyi hizmet sağlayacağını ve performansını arttırması için nasıl bir yol izlemesini “Öğrenebilmesi” sağlanan tekniktir.

AI

Bilgisayarlar Asla Düşünemez!

Burada asla makine öğrenmesine karşı değiliz. Makinelerin öğrenmesi, bizlere güçlü kullanım özellikleri sunan muhteşem bir teknolojidir. Ancak genel amaçlı olamayacak yapay zekanın ve makinenin öğreniminin sınırlarını anlamanıza fayda sağlayacaktır. Bu sayede AI teknolojisinin bu kadar sınırlı olmasını ve geniş bakış açısına asla erememesini gözler önüne sermektedir.

Yıllar önce bilim kurgu yapıtlarında rastladığımız “yapay zeka” her ne kadar uç bir hayalmiş gibi gözükse de yavaş yavaş hayatımıza girmeye başladı.

Yapay zeka bilim kurgu tarafında insanların yaptığı karmaşık işleri yapabilen ve anlayabilmeye çalışan robotik veya bilgisayarlı beyin türü olarak tanımlanmaktadır.

Zaman ilerledikçe ve yapay zekalar geliştikçe isimlerini daha çok, genel yapay zeka olarak isimlendireceğiz.(AGI)

Bir başka kavrama göreyse insani bilinci deneyimleyebilecek kadar ileri teknoloji olacak “güçlü yapay zeka” aşamasına kısa bir süre sonra geçeceğimiz düşünülmektedir.

Henüz bu tür AI teknolojisine sahip olmadığımız gibi yakın bir noktada değiliz.

Siri, Alexa veya Cortana gibi bilgisayar sistemleri bizim gibi düşünemiyor ve anlayamıyorlar.

Günümüzde sahip olduğumuz yapay zekalar, insanların öğrenimlerine yardımcı olabilecek verileri toplayarak, belirlenen görevleri daha iyi yapabilmek için geliştirildiler. Önemli ve ciddi şeyler yaptıkları bir gerçek ancak hala anlayamıyorlar.

Bilgisayarın anlayamayacağı örnek bir durum:

Google, Gmail’de alınan e-postalara hızlı yanıt önermeye yarayan yeni hizmeti “Akıllı Yanıt “ sistemini duyurdu.

Akıllı yanıt özelliği “İphone’dan gönderildi.” ifadesini genel yanıt olarak tanımlamaktadır.

İş e-postalarında ise adeta kovulmanıza sebep olacak birçok epostaya “Seni Seviyorum” önermek istemektedir.

Çünkü halen bilgisayarlar bu tepkilerin ne çağrıştırdığını anlamamakta sadece çoğu insan kullanıyor diye otomatik tanımlamaktadır.

Patronunuza “Seni seviyorum.” demenizin nasıl bir tepki alacağını tahmin edememekte birlikte emin olduğumuz tek şey ise “MAKİNELERİN İNSANLAR GİBİ ANLAMADIĞIDIR.”

Daha bilindik bir örnek verecek olursak, Google Fotoğraflar’da fazla sayıda halı resmini yanlışlıkla çektiğinizi farz edin. Google Fotoğraflar, çektiğiniz resimlerin benzer olduğunu bilmekte fakat sizin için ne kadar önemsiz olduğunu anlayamamaktadır.

Makineler Genellikle Sistemi Öğrenmeyi Başarmakta!