Psikolojik bazı tavsiyeler sayesinde ilişkilerinizden mental sağlığınıza kadar birçok şeyi daha iyi hale getirebilirsiniz. Psikolojik temellere ve oldukça mantıklı bazı kurallara dayanan psikolojik tavsiyeleri dikkate alarak birçok yandan avantaj elde edebilirsiniz. İnsanların hayatını değiştiren 8 basit psikolojik tavsiye başlıklar altında izah edilebilir.
1. Daha Azına Razı Olmayın
Günümüzde “pozitiflik” gibi kelimeler kullanılarak oluşturulan bazı algılar aslında toksik pozitifliğe yöneliktir. Bireylere daha azına razı olmaları gerektiğini aşılamak demek bir insanın potansiyelini ve isteklerini tamamen harcamak anlamına gelebilir. Bu yüzden daha azına razı olma algısından kurtulun. Özel hayatınızdan iş hayatınıza kadar birçok alanda daha azına razı olmaya çalışmayın. Ancak oldukça zarar verici olan mükemmeliyetçiliğe de kapılmayın ve dengeyi kurmaya çalışın.
2. Kalıplaşmış Algılara Takılı Kalmayın
İnsanların psikolojik sağlıklarını, kuracakları ilişkilerin sağlıklı olup olmayacağını ve genel hayat gidişatlarını etkileyen önemli durumlardan bir tanesi kalıplaşmış algılardır. Toplumsal olarak kalıplaşmış olan bazı algılar, dünyanın her yerinde bazı insanlara zarar verebilir. Örnek olarak aile ilişkilerinin çok fazla kutsal sayıldığı bir toplumda toksik aile ilişkilerine maruz kalmak demek aslında kalıplaşmış bir algı yüzünden yıpranmak anlamına gelir. Unutmayın ki her insan eşsizdir ve siz de eşsiz olduğunuz için kalıplaşmış algılara bağlı olarak değil kendi sınırlarınıza ve doğrularınıza uygun bir şekilde yaşamanız gerekir.
3. Her Şeyin Sizin Kontrolünüzde Olmadığını Kabul Edin
Kabul edilmesi zor olan bir gerçek olsa da her şey sizin kontrolünüzde değil ve yaşadığınız her durum da sizle ilgili değildir. Bazı durumlar ve olaylar sizin kontrolünüz dışında gelişebilir. Bu tür durumlarda kendinizi suçlamak, sınırlarınızı zorlayarak kontrolü elinize almaya çalışmak ya da toksik bir çaba içerisine girmek yerine her şeyin sizin kontrolünüzde olmadığını kabul edin. Örnek olarak uzun yıllardır dost olduğunuz bir insanın size karşı davranışları tamamen negatif yönde değişmişse, artık sizinle sağlıklı bağlar kuramıyor ve çabalara rağmen bu durum düzelmiyorsa artık bu durumun sizinle ilgili olmadığını ve kontrol edemeyeceğinizi kabul edin.
4. Fiziksel Sağlığınız ile Psikolojik Sağlığınızın Birbirlerinden Bağımsız Olamayacaklarını Unutmayın
Fiziksel sağlığınız ile psikolojik sağlığınız birbirlerinden bağımsız olamayacak kadar ilişkilidirler. Örnek olarak bilimsel gerçeklere göre bağırsaklar insanların ikinci beyni niteliğindedir. Bağırsak problemleri yaşayan bireyler aynı zamanda kaygı bozukluğu ve depresyon gibi durumlarla da karşı karşıya kalabilirler. Öte yandan psikolojik bozukluklar özellikle de uzun vadeli bir şekilde devam ederse fiziksel sağlığınızı da geri dönülemeyecek bir şekilde bozabilir. Bütün bunlardan dolayı psikolojik sağlığınız ve fiziksel sağlığınızı korumak için eşit ve yoğun bir çaba harcamanız gerektiğini unutmayın
5. Her Bitişin Bir Başarısızlık Olmadığını Kabul Edin
İnsanlar bir şeyler bittiği zaman bu durumları başarısızlıkla ilişkilendirme eğiliminde olan canlılardır. Ancak aslında bir şeyin bitmiş olması her zaman o şeyin başarısız olduğu anlamına gelmez. Hayatın olağan akışında bazı durumların, rutinlerin, ilişkilerin ve düzenlerin bitmesi oldukça doğal ve neredeyse kaçınılmazdır. Bir şeyin bitmiş olması başarısızlıkla sonuçlandığı anlamına gelmez. Bu kuralın ilişkilerden iş hayatına kadar birçok alanda geçerli olduğunu asla unutmayın. Örnek olarak artık herhangi bir faydası olmayan bir projenin sonlandırılması ya da toksik bir ilişkinin bitmesi, başarısızlık değil tam tersine gelişim için atılmış doğru bir adım olabilir.
6. Kimsenin Kurtarıcısı Olmadığınızın Farkına Varın
Kurtarıcı rolünü üstlenmek oldukça problemli bir durumdur ve ilerlediği takdirde farklı psikolojik bozuklukların meydana gelmesine sebep olabilir. Birçok kişi çevresinde bulunan ve çok değer verdikleri insanlara karşı kurtarıcı rolünü üstlenirler ama bu aslında faydalı gibi görünse de iki tarafa da zarar verebilir. İnsanlara yardım etmek, psikolojik ya da somut açıdan destek sunmak elbette ki doğru ve zaman zaman gereklidir. Ancak insanlara kurtarıcı gibi davranarak sınırları aşmak hem sizi hem çevrenizdekileri yıpratabilir. Bu durum kulağa bencilce bir davranış gibi gelse de aslında ilişkide tarafların sınırlarını korumak açısından gereklidir.
7. Sınır Koymanın Bencillik ya da Kibirli Bir Davranış Olmadığını İdrak Edin
Sınır koymak günümüzde bile bazı bireylere bencillik ya da kibirli bir davranış gibi görünse de aslında durum böyle değildir. Davranış bilimcilere göre sınır koymak, bireylerin psikolojik durumlarının genel olarak iyi olduğunu ve psikolojik dayanıklılıklarının yüksek olabileceğini gösterebilen önemli belirtilerden biridir ve sağlıklı bağlar kurmak için gereklidir. Sınır koymak demek kendi enerjinizi, doğrularınızı ve duygusal kapasitenizi korumanız anlamına gelir. Buna ek olarak her türlü ilişkide sınırları net bir şekilde çizmek, tarafların birbirlerini gerçekten tanıyabilmeleri açısından da oldukça önemlidir. Örnek olarak sizin kırmızı çizginiz olarak adlandırdığınız bir davranışı sergilendiği zaman karşınızdaki kişinin sıfatı ne olursa olsun sınır çizmeniz, bencillik ya da kibir değil tam tercine sınır koymanın sağlıklı bir örneğidir.
8. Görmezden Gelmek Yerine Kabullenin
Bireylerin psikolojilerini olumsuz etkileyen ve psikolojik dayanıklılıklarını çok fazla tahribata uğratan bir diğer durum da kabullenmek yerine görmezden gelmektir. İnsanların büyük bir kısmı hatalarını, başarısızlıklarını ya da olumsuz duygu ve düşüncelerini kabullenmek yerine görmezden gelme eğilimindedir. Ancak bir şeyi görmezden gelmek o şeyi yok etmez ve daha kötü bir hale getirebilir. Örnek olarak toksik bir ilişkide bulunduğunuzu, aslında kabul edilmeyecek bazı davranışlar sergilediğinizi ya da depresyonda olduğunuzu kabul etmek yerine görmezden gelmek mental olarak tükenerek kendinizi bir çıkmazın içerisinde gibi hissetmenize yol açabilir. Unutmayın ki olumsuzlukları kabullenmek sizi güçsüz biri yapmak yerine muhakeme yeteneğine sahip bir insan yapar.